Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme

diş estetiği ile yüz gençleştirme

Diş estetiği ile yüz gençleştirme, yüzün daha dinç ve dengeli görünmesinde dişlerin ve gülüşün belirleyici rolünü merkeze alan, estetik diş hekimliği uygulamalarının bütüncül planlanmasıdır.

Yüz yaşlanması yalnızca ciltteki kırışıklıklarla ilerlemez; dudakların desteği, yanakların dolgunluğu, ağız çevresindeki çizgiler, çene kapanışı ve dişlerin görünür alanı da zaman içinde değişir.

Özellikle ön dişlerde aşınma, diş boylarının kısalması, dişlerin kenarlarının düzleşmesi ve dişler arasındaki oranların bozulması; gülüş hattını “aşağı çeken” bir etki oluşturabilir.

Dişlerin rengi koyulaştıkça, yüz ifadesi daha yorgun algılanabilir.

Bu nedenle doğru planlanmış diş estetiği; yüzün alt üçlüsünde daha dengeli bir ifade, dudaklarda daha iyi destek ve daha canlı bir gülüş algısı sağlayabilir.

Bu yaklaşım; tek bir işlem değil, ağız içi durumunuza göre şekillenen bir kombinasyondur.

Diş beyazlatma, kompozit bonding/kompozit veneer, porselen laminate veneer (lamina), zirkonyum veya porselen kaplamalar, diş eti estetiği, gerekiyorsa ortodontik düzeltmeler ve bazı vakalarda çiğneme yüksekliğini (vertikal boyut) etkileyen restoratif planlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Planlama sırasında yüz şekli, dudak çizgisi, gülüşte görünen diş–diş eti oranı, orta hat, dişlerin yüzle uyumlu boy–genişlik oranları ve kapanış ilişkisi birlikte ele alınır.

Fotoğraf kayıtları, dijital gülüş tasarımı, ölçü/dijital tarama, wax-up ve mock-up gibi adımlar; hedeflenen görünümü somutlaştırmak ve ölçülebilir hale getirmek için kullanılır.

Yüz gençleştirme etkisinin doğal görünmesi, dişlerin “aşırı uzatılması” veya “aşırı beyazlatılması” ile değil; yüzle uyumlu oranların kurulmasıyla mümkün olur.

Ön dişlerin boyu, insizal kenar eğrisi, dişlerin yüzey ışık yansıması, diş eti seviyeleri ve dudak desteği birlikte optimize edildiğinde daha taze bir ifade oluşabilir.

Kapanışın doğru ayarlanması; hem estetik hem fonksiyon açısından önemlidir.

Diş sıkma–gıcırdatma (bruksizm) varlığında, restorasyonların korunması için gece plağı planı ve kuvvet dağılımı değerlendirmesi yapılır.

Amaç, “yüz gençleştirme” adına agresif işlemler yapmak değil; sağlıklı dokular üzerinde, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir estetik denge kurmaktır.

Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme Nedir?

Diş estetiği ile yüz gençleştirme, gülüş tasarımının yalnızca dişleri güzelleştirmekle sınırlı kalmayıp yüzün genel ifadesine katkı sağlayacak şekilde planlanmasıdır.

Yüzün alt üçlüsü; dişlerin boyu, dişlerin gösterdiği gülüş hattı, dudakların desteklenme şekli ve kapanış ilişkisi ile yakından bağlantılıdır.

Zaman içinde dişler aşınabilir, kesici kenarlar kısalabilir, dişler arası küçük boşluklar oluşabilir veya mevcut dolgu/kaplamalar estetik olarak uyumsuz hale gelebilir.

Bu değişimler, dudakların daha az desteklenmesine ve ağız çevresindeki çizgilerin daha belirgin algılanmasına eşlik edebilir.

Dişlerin koyulaşması ve yüzey parlaklığının azalması, gülüşü daha “mat” göstererek yorgun bir yüz ifadesi algısını güçlendirebilir.

Bu yaklaşımda hedef; dişleri tek tek “büyütmek” değil, dişlerin yüzle ilişkisini yeniden kurmaktır.

Ön dişlerin boyu, genişliği ve dizilimi; gülüş sırasında üst dudak çizgisiyle uyumlu olacak şekilde tasarlanır.

Dişlerin orta hattı, yüzün orta hattı ile dengelenir.

Diş eti seviyeleri asimetrikse, diş eti estetiği ile daha dengeli kontur hedeflenebilir.

Dişlerin rengi, cilt tonu ve yüz karakteri ile uyumlu seçilir.

Bazı hastalarda daha doğal tonlar daha genç ve sağlıklı görünür; bazı hastalarda daha açık tonlar canlılık etkisini artırabilir.

Bu karar, fotoğraf analizleri ve prova süreçleriyle netleştirilir.

Yüz gençleştirme etkisinin önemli bir bölümü, “diş boyu ve kesici kenar tasarımı” üzerinden oluşur.

Aşınmış ve kısalmış dişler, gülüşte diş görünürlüğünü azaltır.

Dişlerin görünürlüğü azaldıkça, kişi konuşurken ve gülerken daha yaşlı algılanabilir.

Ön dişlerin uygun ölçülerle restore edilmesi, gülüşte diş gösterimini artırabilir.

Bu sırada fonetik (S, F, V sesleri) ve kapanış temasları kontrol edilir; hem estetik hem konfor hedeflenir.

Diş estetiği ile yüz gençleştirme, cilt uygulamalarının alternatifi gibi sunulmamalıdır; farklı alanlardır.

Burada amaç, diş ve gülüş bileşenlerini düzelterek yüz ifadesine katkı sağlayan, ağız sağlığını da gözeten bir restoratif-estetik plan yapmaktır.

Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme Nasıl Uygulanır?

Uygulama süreci, kapsamlı değerlendirme ile başlar ve her hastada aynı adımlarla ilerlemez.

İlk randevuda ağız içi muayene yapılır; dişlerin aşınma düzeyi, diş eti sağlığı, çürük veya sızıntılı restorasyon varlığı, kapanış ilişkisi, çene eklemi ve kas şikâyetleri değerlendirilir.

Gülüş analizi için fotoğraf ve video kaydı alınabilir; bu kayıtlar, konuşma ve gülme sırasında diş görünürlüğünü ve dudak hareketlerini değerlendirmede faydalıdır.

Gerekli görülürse röntgenlerle diş kökleri ve kemik seviyeleri incelenir.

Dijital tarama veya klasik ölçü ile modeller hazırlanır.

Planlama aşamasında yüzle uyumlu ölçüler belirlenir.

Ön dişlerin hedef boyları milimetre düzeyinde planlanır; gülüş hattının üst dudak eğrisiyle ilişkisi değerlendirilir.

Dişlerin orta hattı ve dişlerin eksenleri düzenlenir.

Diş eti seviyeleri gülüşte belirginse, diş eti konturlaması planlanabilir.

Diş rengi hedefi belirlenirken, mevcut restorasyonların değişmeyeceği dikkate alınır; beyazlatma yapılacaksa restorasyon öncesinde planlanması tercih edilir.

Bu aşamada wax-up yapılabilir; wax-up üzerinden mock-up hazırlanarak ağız içinde geçici deneme gerçekleştirilir.

Mock-up ile diş boyu, gülüş hattı ve dudak desteği gözlenir; fonetik kontroller yapılır.

F ve V seslerinde alt dudak–üst kesici kenar ilişkisi; S sesinde kesici kenarların konumu değerlendirilir.

Bu kontroller, “yüz gençleştirme” hedefiyle yapılan boy uzatmaların konuşma konforunu bozmasını engeller.

Uygulama seçilen yönteme göre ilerler.

Renk ağırlıklı bir ihtiyaç varsa diş beyazlatma yapılabilir.

Küçük form ve aralık problemlerinde kompozit bonding/kompozit veneer uygulanabilir; aynı gün içinde şekillendirme ve polisajla bitirilebilir.

Daha kalıcı ve yüksek estetik beklentide porselen laminate veneer veya tam kaplama seçenekleri planlanabilir.

Bu durumda diş yüzeyi minimal hazırlanır, ölçü alınır, geçici restorasyonlar uygulanır, prova ve yapıştırma aşamaları tamamlanır.

Diş eti estetiği gerekiyorsa, işlem sonrası yumuşak dokunun iyileşmesi kontrol edilir; diş eti konturlarının stabil hale gelmesi izlenir.

Kapanış ayarları her aşamada kontrol edilir.

Aşınma nedeniyle çiğneme yüksekliği azalmışsa, restoratif planla bu yüksekliğin güvenli sınırlar içinde yeniden kurulması değerlendirilir; adaptasyon süreci yakından takip edilir.

Bruksizm varsa, restorasyonların korunması için gece plağı planlanır ve hasta düzenli kontrole çağrılır.

Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme İçin Kimler Uygun?

Bu yaklaşım, yüz ifadesinin daha yorgun göründüğünü düşünen ve gülüş estetiğinde belirgin iyileşme isteyen birçok kişi için uygun olabilir; uygunluk, ağız sağlığı ve kapanış ilişkisi üzerinden değerlendirilir.

Ön dişlerde aşınma ve kısalma yaşayan, dişlerin kesici kenarları düzleşmiş olan, diş rengi koyulaşmış veya homojenliğini kaybetmiş kişilerde gülüş daha az canlı görünebilir.

Diş boylarının kısalması, gülüşte diş görünürlüğünü azaltarak daha olgun bir yüz ifadesi algısı oluşturabilir.

Bu durumlarda diş estetiği planları, dişlerin görünür alanını artırıp daha dengeli oranlar kurarak daha dinç bir ifade sağlayabilir.

Diş aralarında zamanla oluşan küçük boşluklar, eski dolguların renk uyumsuzluğu, ön dişlerde kırık veya çatlaklar, diş eti seviyelerinde asimetri, gülüşte diş eti görünürlüğünün artması gibi durumlar da uygunluk değerlendirmesine girer.

Diş eti sağlığı iyi olmayan, aktif periodontitis veya belirgin diş eti kanaması olan hastalarda estetik restorasyonlardan önce periodontal tedavi yapılması gerekir.

Diş eti stabil hale gelmeden yapılan estetik işlemler, uzun vadede kenar uyumu ve diş eti estetiği açısından risk taşır.

Bruksizm (diş sıkma–gıcırdatma) olan kişilerde bu tür planlar uygulanabilir; restorasyonların dayanıklılığı ve çatlak/kırık riski açısından daha sıkı bir kontrol gerekir.

Kapanış temasları doğru kurulmalı, ön bölgede noktasal yüklenme bırakılmamalı, gece plağı planı konuşulmalıdır.

Çene eklemi ağrısı, sabah çene yorgunluğu, baş-boyun kaslarında gerginlik gibi belirtiler varsa, restoratif planın eklem ve kas sistemiyle uyumlu olması önem taşır.

Çok ileri çapraşıklık veya ciddi kapanış bozukluğu bulunan bazı hastalarda, dişleri kalınlaştırarak estetik kamuflaj yapmak yerine ortodontik tedavi daha uygun olabilir.

Böylece daha az restoratif müdahale ile daha doğal bir görünüm elde edilebilir.

Uygun aday; ağız hijyenini sürdürebilecek, planlama ve prova adımlarına zaman ayırabilecek, gerçekçi estetik hedeflere sahip ve takip randevularına uyum gösterebilecek kişidir.

Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme Öncesi Nelere Dikket Edilmeli

Tedavi öncesinde ağız içi sağlığın stabilize edilmesi gerekir.

Çürük, sızıntılı dolgu, kırık restorasyon, diş eti kanaması, diş taşı birikimi veya aktif periodontal problem varsa önce bunlar tedavi edilmelidir.

Estetik restorasyonların kenar uyumu ve diş eti sağlığı, başlangıçtaki hijyen seviyesine doğrudan bağlıdır.

Profesyonel temizlik ve gerekli periodontal işlemler, çalışma alanını daha öngörülebilir hale getirir ve estetik sonucun daha stabil kalmasına katkı sağlar.

Beklentilerin netleştirilmesi önemlidir.

Yüz gençleştirme etkisi, her hastada aynı “beyazlık” veya aynı “diş boyu” ile sağlanmaz.

Dişlerin renginin ne kadar açılacağı, dişlerin boyunun ne kadar uzatılacağı, dişlerin formunun daha kare mi daha oval mi olacağı; yüz karakteri ve dudak hareketleriyle uyumlu seçilmelidir.

Bu kararlar için fotoğraf ve video analizi, dijital gülüş tasarımı, wax-up ve mock-up süreçleri kullanılabilir.

Mock-up ile diş boyu değişimi ağız içinde denenebilir; fonetik kontrol yapılabilir.

S sesinde ıslık/sızıntı oluşup oluşmadığı, F-V seslerinde alt dudak temasının uygunluğu değerlendirilir.

Bu kontroller, diş boyu artışının konuşmayı olumsuz etkilemesini engeller.

Beyazlatma planlanıyorsa, restorasyonlardan önce yapılması gerekir; çünkü kompozit ve porselen restorasyonlar beyazlatma ile renk değiştirmez.

Ön bölgede mevcut kaplama/dolgu varsa, beyazlatma sonrası renk uyumu için bu restorasyonların yenilenmesi planlanabilir.

Diş eti estetiği gerekiyorsa, yumuşak doku iyileşme süresi takvime eklenmelidir.

Bruksizm şüphesi varsa, restorasyon seçimi ve kapanış planlaması buna göre yapılır; gece plağı planı önceden konuşulur.

Randevu planı da gerçekçi kurulmalıdır.

Çok dişli estetik rehabilitasyonlarda prova ve revizyonlar gerekebilir; bu süreç, aceleye getirildiğinde estetik detayların kalitesi düşebilir.

Tedavi öncesi bu zaman planı netleştirildiğinde, süreç daha kontrollü ilerler.

Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme Sonrası Nelere Dikket Edilmeli

Tedavi sonrası bakım, yapılan işlemin türüne göre değişir; ortak hedef, diş eti sağlığını korumak, restorasyon yüzeylerini pürüzsüz tutmak ve kapanış kuvvetlerini kontrol etmektir.

Porselen laminate veneer veya kaplama yapıldıysa, sert kabuklu yiyecekleri ön dişlerle kırmamak, kalem ısırmak gibi alışkanlıklardan kaçınmak gerekir.

Kompozit uygulamalar yapıldıysa, yüzeyin leke tutmasını azaltmak için düzenli polisaj ve iyi ağız hijyeni önem taşır.

Her iki durumda da diş ipi ve ara yüz temizliği aksatılmamalıdır; restorasyon kenarlarında plak birikimi, diş eti kanaması ve uzun vadede estetik kayıp riskini artırır.

İlk günlerde, restorasyonların “yüksek” hissedilmesi veya bazı dişlerde erken temas algısı olabilir.

Bu tür durumlarda kontrol randevusu geciktirilmemelidir.

Kapanışta tek noktaya fazla yük binmesi; porselen restorasyonlarda çatlak riskini, kompozit restorasyonlarda aşınma ve kenar kırığı riskini artırabilir.

Çene eklemi hassasiyeti olan hastalarda, yeni kapanış düzenine adaptasyon takip edilmelidir.

Kaslarda yorgunluk, eklemde ağrı, sabah çene tutulması gibi şikâyetler olursa hekim kontrolü gerekir.

Bruksizm varlığında gece plağı kullanımı çoğu zaman tedavi planının parçasıdır.

Gece plağı, kuvvetleri dağıtarak restorasyonları korumaya yardımcı olur.

Plağın düzenli kullanımı ve belirlenen aralıklarla kontrol edilmesi gerekir; plağın aşınması veya uyumunun bozulması koruyuculuğu azaltabilir.

Renk ve parlaklık stabilitesi için düzenli profesyonel temizlik önemlidir.

Kompozit yüzeylerde belirli aralıklarla polisaj yapılması, yüzeyi pürüzsüz tutarak lekelenmeyi azaltır.

Porselen restorasyonlar renk açısından daha stabil olsa da, diş eti kenarında biriken plak estetik algıyı bozabilir.

Kontrollerde diş eti seviyeleri, restorasyon kenar uyumu, ara yüz temasları ve kapanış yeniden değerlendirilir.

Bu takip planı, gülüşün uzun süre “dinç” görünmesini destekler.

Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme Hangi Durumlarda Uygulanır?

Bu yaklaşım, gülüşün yüz ifadesini olumsuz etkilediği durumlarda planlanır.

Ön dişlerde aşınma ve kısalma olduğunda, gülüşte diş görünürlüğü azalabilir.

Konuşurken üst kesici dişlerin az görünmesi, yüzün daha olgun ve yorgun algılanmasına eşlik edebilir.

Aşınmaya bağlı kesici kenarların düzleşmesi, gülüş hattının doğal eğrisini azaltır.

Bu tür vakalarda diş boylarının ve kesici kenar tasarımının yeniden kurulması, gülüşe daha canlı bir karakter kazandırabilir.

Dişlerin koyulaşması, ton farklılıkları, yüzeyin parlaklığını kaybetmesi de sık nedenler arasındadır.

Renk açma hedefi olan hastalarda beyazlatma, kompozit veya porselen restorasyonlar planlanabilir.

Ön dişlerde kırıklar, küçük çatlaklar, eski dolguların renk uyumsuzluğu ve form bozuklukları bulunduğunda, gülüş daha düzensiz görünebilir.

Diş arası boşluklar ve diş boylarının dengesizliği de yüz ifadesini etkileyebilir; bu durumlarda bonding/kompozit veneer veya laminate veneer seçenekleri değerlendirilir.

Diş eti seviyeleri asimetrik olduğunda, dişlerin boyu doğru olsa bile gülüş dengesi bozulabilir.

Gülüşte diş eti görünürlüğü fazla olan vakalarda diş eti konturlaması, dişlerin görünür boyunu artırarak daha dengeli bir gülüş sağlayabilir.

Diş eti sağlığı ve biyolojik genişlik dikkate alınmadan yapılan agresif konturlamalar istenmeyen sonuçlara yol açabileceği için planlama dikkatli yapılır.

Çiğneme yüksekliğinin azaldığı, yüzün alt üçlüsünde “çökme” hissinin olduğu bazı ileri aşınma vakalarında restoratif rehabilitasyon planlanabilir.

Bu tür vakalarda çene eklemi ve kas sistemi değerlendirilir, geçici restorasyonlarla adaptasyon izlenebilir, daha sonra kalıcı restorasyonlara geçilebilir.

Uygulama kararı, klinik muayene ve kayıtlarla netleştirilir.

Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme Neden Yapılır?

Bu tedavi yaklaşımı, yüz ifadesini daha dinç gösteren bir gülüş tasarlamak, dudak desteğini iyileştirmek, dişlerin görünür alanını ve estetik oranlarını düzenlemek amacıyla yapılır.

Dişlerin boyu kısaldığında ve kenarlar aşındığında, dudaklar daha az desteklenebilir.

Ağız çevresindeki çizgiler daha belirgin algılanabilir, gülüş daha “düz” görünebilir.

Diş boylarının ve kesici kenar eğrisinin doğru şekilde restore edilmesi, gülüşte daha genç bir dinamizm etkisi oluşturabilir.

Bu etki, dişlerin doğal yüzey karakteri ve ışık yansıması doğru kurulduğunda daha inandırıcı olur.

Renk iyileştirmesi de önemli motivasyonlardan biridir.

Daha açık ve homojen bir diş tonu, yüz ifadesinde canlılık algısını artırabilir.

Renk planı yapılırken, aşırı beyaz tonların bazı yüzlerde yapay durabileceği dikkate alınır; hedef tonun cilt ve göz rengiyle uyumu değerlendirilir.

Diş eti konturunun düzenlenmesi, dişlerin daha simetrik görünmesine katkı sağlayabilir; dişlerin boyu doğru olsa bile diş eti asimetrisi gülüşü yaşlı gösterebilir.

Fonksiyonel nedenler de eşlik edebilir.

Aşınma nedeniyle kapanış ilişkisi değişmişse, bazı dişlere aşırı yük binebilir.

Bu yük, kırık ve hassasiyet riskini artırabilir.

Restoratif planla kuvvet dağılımı düzenlendiğinde, çiğneme konforu artabilir ve dişlerin korunması desteklenebilir.

Bruksizm olan hastalarda kuvvet yönetimi ve koruyucu gece plağı, planın önemli bir bileşenidir.

Psikolojik ve sosyal boyut da göz ardı edilmez.

Gülüşten memnuniyetsizlik, kişinin kendini ifade etme biçimini etkileyebilir.

Gülüş tasarımının yüzle uyumlu şekilde yapılması, daha doğal bir özgüven artışı sağlayabilir.

Bu amaçların sağlıklı dokular üzerinde, ölçülebilir planlama adımlarıyla gerçekleştirilmesi gerekir.

Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme Ne Kadar Sürer?

Süre, uygulanacak işlemlerin türüne ve kapsamına göre değişir.

Sadece beyazlatma ve küçük kompozit düzeltmeler planlanan vakalarda süreç kısa randevularla tamamlanabilir.

Porselen laminate veneer veya çoklu kaplama planlanıyorsa; muayene, ölçü/dijital tarama, wax-up/mock-up, diş hazırlığı, geçici restorasyon dönemi, prova ve yapıştırma aşamalarından oluşan birkaç randevuluk bir süreç oluşur.

Laboratuvar üretim süresi ve prova sayısı, takvimi etkiler.

Diş eti estetiği yapılacaksa, yumuşak dokunun iyileşmesi izlenir.

İlk iyileşme çoğu vakada birkaç gün içinde rahatlar; estetik konturun stabil hale gelmesi daha uzun sürebilir ve kontrol randevuları ile değerlendirilir.

Aşınma nedeniyle çiğneme yüksekliği yeniden düzenlenecekse, adaptasyon sürecinin izlenmesi önem taşır.

Bu tür vakalarda geçici restorasyonlarla belirli bir süre kullanım sağlanabilir; kas-eklem uyumu değerlendirildikten sonra kalıcı restorasyonlara geçilir.

Ortodontik ihtiyaç varsa süre belirgin şekilde uzayabilir; bu, daha konservatif restoratif plan yapmayı kolaylaştırabilir.

Uygulanacak diş sayısı, kullanılacak materyal, prova gereksinimi ve eşlik eden tedaviler belirlenmeden net süre söylemek doğru olmaz.

Muayene sonrası randevu sayısı, her randevunun ortalama süresi ve toplam takvim size özel olarak planlanır.

Diş Estetiği ile Yüz Gençleştirme Fiyatları

Fiyatlar; yapılacak işlemlerin kapsamına, uygulanacak diş sayısına, seçilecek yöntemlere (beyazlatma, bonding/kompozit veneer, porselen laminate veneer, kaplama, diş eti estetiği, ortodontik hazırlık), kullanılan materyal ve laboratuvar işçiliğinin detay düzeyine, dijital planlama ve mock-up gibi aşamalara, tedavi öncesi gerekli olabilecek ek işlemlere (diş taşı temizliği, çürük tedavisi, periodontal tedavi, eski restorasyonların yenilenmesi) göre değişir.

Aşınma vakalarında kapanış rehabilitasyonu ve geçici restorasyon dönemi gerekiyorsa, tedavi planı daha kapsamlı hale gelebilir.

Bruksizm olan hastalarda gece plağı gibi koruyucu uygulamalar da planın bir parçası olabilir.

Diş estetiği ile yüz gençleştirme fiyatları hakkında güncel ve size özel bilgi almak için bizimle iletişime geçmelisiniz.

Muayene ve kayıtlar sonrası ihtiyaç duyulan işlemler netleştiğinde, size özel tedavi planı ve buna bağlı maliyet bilgisi şeffaf şekilde paylaşılır.

Prof. Dr. Nejat Bora Sayan
Ağız, Çene ve Yüz cerrahisi

Profesör Nejat Bora Sayan, 40 yılı aşkın deneyime sahip, dünyaca ünlü bir diş cerrahıdır. Ankara’daki özel kliniğinde çene ve yüz bölgesinde en gelişmiş tedavi yöntemlerini sunmaktadır.

Hemen Randevu Alın!
Dİğer Tedavilerimiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yardıma mı ihtiyacınız var?

Bugün ilk danışmanlığınızı planlayın ve ağrısız, daha sağlıklı bir gülümsemeye doğru yolculuğunuza başlayın. Hemen bizimle iletişime geçin!

Hemen Arayın +90 531 432 62 54
Whatsapp +90 531 432 62 54