Sinüs Lifting Tedavisi

sinüs lifting tedavisi

Sinüs lifting (sinüs kaldırma) tedavisi, üst çenenin arka bölgelerinde (azı dişleri bölgesi) implant planlandığında, kemik yüksekliği yetersizse implantın güvenle yerleşebilmesi için sinüs boşluğu tabanının yükseltilmesi ve bu alanda yeni kemik oluşumunu destekleyecek bir hacmin oluşturulması işlemidir.

Üst çenenin arka kısmında, maksiller sinüs adı verilen hava boşluğu yer alır. Diş çekimleri sonrası zamanla kemik erimesi olabilir ve aynı zamanda sinüs boşluğu aşağı doğru genişleyebilir (pnömatizasyon). Bu iki süreç birleştiğinde, implant için gerekli “kemik yüksekliği” azalır.

Sinüs lifting, bu bölgeye implant yapılabilmesini mümkün kılan, implant tedavilerinde sık kullanılan bir ileri cerrahi prosedürdür. Sinüs lifting işlemi, tek başına bir “estetik” uygulama değildir; tamamen fonksiyonel bir gereksinimden doğar. Üst çenede implantın uzun vadeli stabil kalabilmesi için yeterli kemik desteği şarttır.

Yetersiz kemik üzerinde implant yerleştirmek; implantın tutunmasını zayıflatabilir, erken kayıp riskini artırabilir veya implantın sinüs boşluğuna ilerlemesi gibi istenmeyen durumlara zemin hazırlayabilir. Bu yüzden sinüs lifting, implant tedavisinin güvenli yapılabilmesi için “altyapı hazırlığı” olarak düşünülmelidir. Uygulama iki ana yaklaşımla yapılır: kapalı sinüs lifting (crestal yaklaşım) ve açık sinüs lifting (lateral pencere yaklaşımı).

Hangi tekniğin seçileceği, mevcut kemik yüksekliğine, sinüs anatomisine, aynı seansta implant yerleştirilip yerleştirilemeyeceğine ve planlanan implant sayısına göre belirlenir. Kapalı teknikte sinüs tabanı daha sınırlı miktarda yükseltilir ve çoğu zaman implant yuvasından (kret üzerinden) çalışılır.

Açık teknikte ise sinüsün yan duvarından bir pencere açılarak membran daha kontrollü şekilde kaldırılır; daha büyük hacimli kemik kazanımı gerektiğinde tercih edilir. Bu tedavinin başarısında planlama ve doku yönetimi kritiktir. Sinüs membranının (Schneiderian membran) yırtılmadan kaldırılması, greft materyalinin doğru yerleştirilmesi ve iyileşme sürecinin uygun yönetilmesi gerekir.

Ayrıca sinüsle ilişkili sorunlar (kronik sinüzit, polip, anatomik septalar vb.) varsa işlem öncesi değerlendirme daha da önem kazanır. Çoğu vakada CBCT ile sinüsün iç yapısı, membran kalınlığı, septa varlığı ve kemik yüksekliği detaylı ölçülür. Sinüs lifting sonrası hasta; burun basıncını artırabilecek davranışlardan kaçınmalı, hijyen ve kontrol randevularına özen göstermelidir.

Doğru endikasyon ve doğru teknikle sinüs lifting, üst çenede implant tedavisinin öngörülebilirliğini belirgin şekilde artıran bir işlemdir.

Sinüs Lifting Tedavisi Nedir?

Sinüs lifting tedavisi, üst çenenin arka bölgesinde implant için yeterli kemik yüksekliği bulunmadığında, sinüs boşluğunun tabanını oluşturan membranın yukarı doğru kaldırılarak bu alanda kemik oluşumunu destekleyecek bir hacim yaratılması işlemidir. Üst çenede sinüs boşluğu, azı dişleri bölgesine anatomik olarak çok yakındır.

Dişler çekildikten sonra kemik zamanla eriyebilir; buna ek olarak sinüs boşluğu aşağı doğru genişleyebilir. Sonuçta implant için gerekli olan dikey kemik yüksekliği azalır. Sinüs lifting, bu eksik yüksekliği telafi ederek implantın güvenle yerleştirilebileceği bir kemik altyapısı oluşturmayı hedefler.

Bu işlemde temel biyolojik hedef, sinüs membranının altında “boşluk” oluşturmak ve bu boşluğa greft materyali (kemik tozu/kemik destekleyici materyal) yerleştirerek zaman içinde yeni kemik oluşumunu sağlamaktır. Greft materyali, hastanın kendi kemiği, hazır kemik greftleri veya farklı biyomateryallerin kombinasyonu şeklinde planlanabilir.

Hangi materyalin seçileceği; ihtiyaç duyulan hacme, hastanın sistemik koşullarına ve klinik protokole göre değişir. Burada önemli olan, işlemin “kemik ekmek” gibi tek adımlı bir fikir olmadığıdır; biyolojik olgunlaşma için zaman gerekir ve bu süre kişiye göre değişebilir. Sinüs lifting iki ana teknikle uygulanır: kapalı (crestal) ve açık (lateral) sinüs lifting.

Kapalı teknikte sinüs tabanı implant yuvası üzerinden kontrollü şekilde yükseltilir; genellikle daha az kemik kazanımı gereken vakalarda tercih edilir. Açık teknikte ise sinüsün yan duvarından bir pencere açılır, membran daha geniş bir alanda kaldırılır ve daha fazla hacim oluşturulur.

Açık teknik, kemik yüksekliğinin çok az olduğu veya birden fazla implant planlanan vakalarda daha öngörülebilir olabilir. Ancak hangi tekniğin seçileceği, yalnızca “kolay–zor” ayrımı değil; kemik miktarı, sinüs anatomisi ve implant planıyla birlikte belirlenir.

Sinüs lifting, implant tedavisinin başarısını artıran bir altyapı işlemidir. Doğru planlama ile implantların uzun vadeli stabilitesini destekler, implantın sinüs boşluğuna yakınlığından kaynaklanabilecek riskleri azaltır ve üst çenede sabit diş hedefini mümkün kılar.

Tedavinin doğru anlaşılması açısından şu net olmalıdır: Sinüs lifting tek başına bir hedef değil, implant için gerekli kemik koşullarını sağlamak üzere yapılan bir hazırlık basamağıdır.

Sinüs Lifting Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Sinüs lifting tedavisinin uygulama süreci, ayrıntılı değerlendirme ve planlama ile başlar. İlk muayenede üst çenenin arka bölgesindeki kemik yüksekliği, diş eti durumu, mevcut diş/protez durumu ve genel kapanış ilişkisi incelenir.

Radyolojik değerlendirmede çoğu zaman CBCT tercih edilir; çünkü sinüsün iç anatomisi, membran kalınlığı, sinüs içinde septa (kemik bölmeler) varlığı ve kemik yüksekliği milimetrik ölçüm gerektirir. Bu görüntüler üzerinden hangi sinüs lifting tekniğinin uygun olacağı ve implantların aynı seansta mı yoksa ayrı seansta mı yapılacağı planlanır.

Kapalı (Crestal) Sinüs Lifting Uygulaması

Kapalı sinüs lifting, genellikle kemik yüksekliği tamamen yetersiz olmayan ve daha sınırlı yükseltme gereken vakalarda tercih edilir. İmplant yuvası hazırlanırken sinüs tabanına kontrollü şekilde yaklaşılır ve membran, özel aletlerle veya uygun protokolle yukarı doğru kaldırılır.

Ardından gerekli görülen miktarda greft materyali yerleştirilebilir ve uygun primer stabilite elde ediliyorsa aynı seansta implant da yerleştirilebilir. Bu teknikte travma daha sınırlı olabilir; ancak membran yırtığı riskini azaltmak için kontrol ve deneyim önemlidir.

Açık (Lateral Pencere) Sinüs Lifting Uygulaması

Açık sinüs lifting, kemik yüksekliğinin çok az olduğu, daha büyük hacim gerektiği veya birden fazla implantın planlandığı vakalarda tercih edilir. Üst çenenin yan duvarından (sinüsün lateral duvarı) küçük bir pencere hazırlanır.

Bu pencereden sinüs membranı dikkatle ayrılır ve yukarı kaldırılır. Oluşturulan boşluğa greft materyali yerleştirilir. Bazı vakalarda aynı seansta implant yerleştirilebilir; ancak kemik yüksekliği çok düşükse implantlar daha sonra (greft olgunlaştıktan sonra) yerleştirilebilir.

Bu karar, mevcut kemik miktarı ve implantın primer stabilite sağlayıp sağlayamayacağı ile ilgilidir. İşlem sonrası dikişler atılır ve iyileşme protokolü başlar. Sinüs lifting sonrası erken dönemde burun basıncını artıran durumlar (sert sümkürme, şiddetli hapşırmayı tutma, ağır egzersiz gibi) risk oluşturabilir; hekim bu konuda net talimat verir.

İlaçlar, ağız hijyeni ve kontrol randevuları düzenli uygulanır. Greftin olgunlaşması zaman alan bir süreçtir; bu dönemde hekimin belirlediği aralıklarla klinik takip yapılır. Sinüs lifting uygulamasında başarının anahtarı; doğru teknik seçimi, membranın korunması, uygun greft yönetimi ve iyileşme döneminde hastanın talimatlara uyumudur.

Sinüs Lifting Tedavisi İçin Kimler Uygun?

Sinüs lifting tedavisi için uygunluk, esasen üst çenenin arka bölgesinde implant planlanan hastalarda, mevcut kemik yüksekliğinin implant için yetersiz olmasıyla ilişkilidir. Yani sinüs lifting “her implant hastasına” değil, özellikle sinüs boşluğu nedeniyle kemik yüksekliği azalmış vakalara uygulanır.

Uygunluk değerlendirmesi; anatomik durum, sinüs sağlığı, sistemik sağlık ve hastanın iyileşme/ bakım uyumu üzerinden yapılır. Anatomik uygunluk CBCT ile netleştirilir. Üst çenede sinüs tabanı ile ağız içi kemik kretinin arasındaki mesafe ölçülür.

Sinüs içinde septa var mı, membran kalın mı, sinüs boşluğu geniş mi; bunlar tekniği ve risk profilini etkiler. Bazı hastalarda kapalı sinüs lifting yeterli olurken, bazı hastalarda açık sinüs lifting daha güvenli ve öngörülebilir olabilir. Ayrıca aynı seansta implant yerleştirme kararı da bu ölçümlere göre verilir.

Sinüs sağlığı, uygunluğun önemli bir parçasıdır. Kronik sinüzit, aktif enfeksiyon, sinüs içinde polip veya ciddi mukozal kalınlaşma gibi durumlar varsa önce bu problemlerin değerlendirilmesi gerekir. Bazen KBB konsültasyonu istenebilir.

Amaç, sinüs lifting sonrası komplikasyon riskini azaltmaktır. Çünkü sinüs, cerrahi olarak müdahale edilen bir bölge olduğundan, mevcut bir sinüs problemi işlemi daha karmaşık hale getirebilir. Sistemik sağlık faktörleri, kemik iyileşmesini etkileyebilir.

Kontrolsüz diyabet, bağışıklık sistemini baskılayan durumlar, kemik metabolizmasını etkileyen bazı ilaçlar veya ağır sigara kullanımı; greftin olgunlaşmasını ve yumuşak doku iyileşmesini olumsuz etkileyebilir. Bu hastalarda riskler ayrıntılı konuşulur, gerekirse tedavi planı değiştirilir veya daha sık kontrol programı oluşturulur.

Hasta uyumu da önemlidir. Sinüs lifting sonrası hastanın bazı davranışlardan kaçınması gerekir: sert sümkürme, burun basıncını artıran aktiviteler, erken dönemde ağır egzersiz, ağız hijyenini ihmal etme gibi.

Bu talimatlara uyum sağlayabilecek, kontrollerini aksatmayacak hastalarda sonuçlar daha öngörülebilir. Özetle sinüs lifting için uygun hasta; üst çenede implant için kemik yüksekliği yetersiz olan, sinüs sağlığı kontrol edilebilir olan ve iyileşme protokolüne uyum gösterebilecek hastadır.

Sinüs Lifting Tedavisi Öncesi Nelere Dikket Edilmeli

Sinüs lifting öncesinde dikkat edilmesi gereken en önemli konu, doğru teşhis ve detaylı planlamadır. Üst çenede kemik yüksekliği yetersizliğinin nedeni, miktarı ve sinüs anatomisi net olarak ortaya konmalıdır. Bu nedenle çoğu vakada CBCT ile 3 boyutlu değerlendirme yapılır.

Sinüs tabanının seviyesi, membran kalınlığı, sinüs içi septalar ve planlanan implant bölgeleri tek tek ölçülür. Bu ölçümler olmadan “kapalı mı açık mı yapılacak?” veya “aynı gün implant olur mu?” gibi kararları sağlıklı vermek zordur.

Ağız içi enfeksiyon kontrolü sinüs lifting öncesinde kritik bir basamaktır. Diş eti iltihabı, aktif enfeksiyon odakları, çekim gerektiren dişler veya kötü ağız hijyeni varsa önce bunların yönetilmesi gerekir. Çünkü cerrahi alanın bakteri yükünü azaltmak, iyileşmeyi destekler.

Eğer sinüs lifting yapılacak bölgede yakın zamanda çekim yapıldıysa, çekim sonrası iyileşme seviyesi ve yumuşak doku durumu da değerlendirilir. Sinüsle ilgili semptomlar mutlaka paylaşılmalıdır.

Sık sinüzit geçirme, burun tıkanıklığı, yüz ağrısı, geniz akıntısı gibi şikâyetler varsa hekim bunu bilmelidir. Bazı durumlarda işlem öncesi KBB değerlendirmesi gerekebilir. Amaç, sinüs membranının ve sinüs boşluğunun cerrahiye hazır olduğundan emin olmaktır.

Aktif sinüs enfeksiyonu varken sinüs lifting planlamak, komplikasyon riskini artırabilir. Medikal öykü eksiksiz sunulmalıdır: kan sulandırıcılar, diyabet, hipertansiyon, alerjiler, düzenli kullanılan ilaçlar.

Sigara kullanımı varsa, işlem öncesi azaltma/ara verme hedefi konuşulmalıdır; sigara hem yumuşak doku iyileşmesini hem de greft olgunlaşmasını olumsuz etkileyebilir.

Ayrıca hasta, işlem sonrası döneme uygun bir program yapmalıdır: ilk günlerde ağır spor, uçak yolculuğu (hekim önerisine göre), aşırı efor gibi aktiviteler sinüs basıncını etkileyebilir.

Son olarak hasta eğitimi önemlidir. Sinüs lifting sonrası nelere dikkat edeceğini önceden bilmek, iyileşme dönemini daha güvenli geçirmenizi sağlar: hapşırırken ağzı açık tutmak, sert sümkürmemek, burun basıncını artıracak hareketlerden kaçınmak, verilen ilaçları düzenli kullanmak ve kontrol randevularını aksatmamak gibi.

Bu hazırlıklar, sinüs liftingin öngörülebilirliğini artırır ve implant hedefini daha güvenli hale getirir.

Sinüs Lifting Tedavisi Sonrası Nelere Dikket Edilmeli

Sinüs lifting sonrası dönem, işlemin başarısı için en az cerrahi kadar önemlidir; çünkü sinüs membranı ve greft alanı erken dönemde basınç ve travmaya duyarlıdır.

İlk günlerde şişlik, hassasiyet ve bazen morarma görülebilir. Hekimin verdiği ilaçlar ve bakım talimatları düzenli uygulanmalıdır.

İlk 24–72 saat içinde giderek artan ağrı, kötü koku, akıntı, ateş veya kontrolsüz kanama gibi bulgular olursa kliniğe başvurulmalıdır. Sinüsle ilişkili olarak, burundan sıvı gelmesi, tek taraflı belirgin tıkanıklık veya sinüs bölgesinde artan basınç hissi gibi şikâyetler de gecikmeden değerlendirilmelidir.

Sinüs lifting sonrası en kritik talimat, burun basıncını artırmaktan kaçınmaktır. Sert sümkürmek, hapşırığı tutmak, ağır kaldırmak veya çok yoğun efor yapmak basıncı artırabilir ve membran alanını olumsuz etkileyebilir.

Hapşırma geldiğinde ağız açık şekilde hapşırmak genellikle önerilen davranışlardandır; hekim size özel talimatı net olarak verir. Bazı hastalarda kısa süreli burun spreyleri veya ek destekler planlanabilir; bunlar hekim önerisiyle kullanılmalıdır.

Ağız hijyeni dikkatli yönetilmelidir. Cerrahi bölge ilk günlerde hassas olacağı için fırçalama nazik yapılır; hekimin önerdiği ağız bakım ürünleri (gargara gibi) belirli sürelerle kullanılabilir. Dikişler varsa bunların bakımı ve kontrolü önemlidir.

Sigara kullanımı iyileşmeyi olumsuz etkileyebileceğinden, erken dönemde ara vermek veya ciddi azaltmak iyileşme konforunu artırır. Beslenmede ilk günlerde yumuşak ve ılık gıdalar tercih edilir.

Çok sıcak yiyecekler, sert/çıtır gıdalar veya bölgeyi travmatize edecek beslenme alışkanlıkları erken dönemde istenmez. Eğer sinüs lifting ile aynı seansta implant yerleştirildiyse, implantın yükten korunması için çiğneme yönlendirmeleri ayrıca önem kazanır.

Kontrol randevuları sinüs lifting sonrası takipte kritiktir. Hekim, yumuşak doku iyileşmesini, greft alanının stabilitesini ve varsa implantların durumunu değerlendirir. Gerektiğinde radyografik takip yapılır.

Sinüs lifting, biyolojik olgunlaşma gerektiren bir süreçtir; bu nedenle düzenli kontrol ve hasta uyumu, planlanan implant tedavisinin güvenli şekilde tamamlanmasına doğrudan katkı sağlar.

Sinüs Lifting Tedavisi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Sinüs lifting tedavisi, üst çenenin arka bölgesinde implant planlanırken kemik yüksekliği implant için yetersiz olduğunda uygulanır. Bu yetersizlik çoğunlukla iki ana nedene bağlıdır: diş çekimi sonrası kemik erimesi ve sinüs boşluğunun aşağı doğru genişlemesi (pnömatizasyon).

Üst çenenin arka bölgesinde, özellikle büyük azı dişleri kaybedildikten sonra kemik hacmi zamanla azalabilir. Aynı zamanda sinüs boşluğu hacim kazanarak aşağı doğru yaklaşır.

Sonuç olarak implantın yerleşeceği kemik “ince” kalır. Sinüs lifting, implantın güvenli şekilde yerleştirilebilmesi için gerekli kemik yüksekliğini oluşturmayı hedeflediğinden, çoğu zaman implant tedavisinin bir parçası olarak planlanır.

Bazı vakalarda tek bir implant için sınırlı bir sinüs lifting yeterli olurken, bazı vakalarda birden fazla implant planlandığı için daha geniş bir sinüs lifting gerekir.

Özellikle üst çenede birden fazla arka diş eksikse ve sabit bir köprü veya daha kapsamlı bir restorasyon hedefleniyorsa, sinüs lifting endikasyonu daha sık gündeme gelir. Tekniğin seçimi, uygulanacağı durumla yakından ilişkilidir.

Mevcut kemik yüksekliği implantın primer stabilitesini sağlayacak kadar ise, kapalı sinüs lifting ile sınırlı bir yükseltme yapılarak aynı seansta implant yerleştirilebilir. Ancak kemik yüksekliği çok az ise, açık sinüs lifting ile daha büyük hacim oluşturmak ve greftin olgunlaşmasını bekledikten sonra implant yapmak daha öngörülebilir olabilir.

Bu kararlar CBCT ölçümleriyle verilir; “herkes aynı gün implant olur” veya “herkes bekler” gibi genellemeler doğru değildir.

Sinüs lifting ayrıca, daha önce üst çenede implant planlanmış ama kemik yetersizliği nedeniyle yapılamamış hastalarda da uygulanabilir. Bazı hastalarda yıllar içinde kemik kaybı artar ve başlangıçta mümkün olan implant, daha sonra sinüs lifting gerektirebilir. Bu nedenle erken değerlendirme ve doğru planlama önemlidir.

Sonuç olarak sinüs lifting; üst çenede arka bölgede implant için kemik yüksekliğinin yetersiz olduğu, sinüs anatomisinin uygun şekilde yönetilebildiği durumlarda uygulanan bir tedavidir.

Sinüs Lifting Tedavisi Neden Yapılır?

Sinüs lifting tedavisi, üst çenenin arka bölgesinde implantın uzun vadeli stabil kalabilmesi için gerekli olan kemik yüksekliğini sağlamak amacıyla yapılır.

İmplant tedavisi “kemikte tutunan” bir sistemdir; yeterli kemik desteği yoksa implantın primer stabilitesi zayıflayabilir ve osseointegrasyon süreci risk altına girebilir.

Üst çenede sinüs boşluğu, implant yerleştirme alanına yakın olduğu için kemik yüksekliği yetersiz kaldığında implantın güvenli pozisyonu tehlikeye girebilir. Sinüs lifting, bu anatomik sınırlamayı aşmak ve implantın güvenle yerleşeceği bir altyapı oluşturmak için uygulanır.

Diş çekimi sonrası kemik kaybı, doğal bir biyolojik süreçtir. Üst çenenin arka bölgesinde bu süreç, sinüs pnömatizasyonuyla birleştiğinde implant için gerekli dikey mesafe hızla azalabilir.

Hastanın hedefi sabit dişlere kavuşmak olduğunda, sinüs lifting çoğu zaman bu hedefin mümkün olabilmesi için gerekli bir ara basamak haline gelir. Yani sinüs lifting, “ekstra bir işlem” gibi değil; implant tedavisinin başarısı için gereken bir hazırlık olarak görülmelidir.

Sinüs liftingin yapılma nedenlerinden biri de implantın sinüs boşluğuna doğru ilerlemesi riskini azaltmaktır.

Yetersiz kemikte implant yerleştirmeye çalışmak, implantın sinüse yakın kalmasına veya istenmeyen perforasyon risklerine neden olabilir. Sinüs lifting ile kontrollü bir şekilde membran kaldırılıp greft alanı oluşturulduğunda, implant için daha güvenli bir mesafe ve destek sağlanır.

Ayrıca sinüs lifting, üst çenede planlanan protezin biyomekaniğini de destekler. Özellikle birden fazla implant gerektiren köprü veya daha kapsamlı sabit restorasyonlarda implantların sağlam kemik desteğiyle yerleşmesi, kuvvet dağılımının dengeli olmasına katkı sağlar.

Bu da uzun vadede vida gevşemesi, üst yapı sorunları veya implant çevresi stres birikimi gibi problemlerin riskini azaltabilir. Özetle sinüs lifting; üst çenede implant yapılabilmesi, implantın uzun vadeli stabilitesi ve güvenli anatomik sınırlar içinde çalışabilmek için yapılır.

Doğru planlama ve uygun teknikle uygulandığında, üst çenede implant tedavilerinin öngörülebilirliğini belirgin şekilde artırır.

Sinüs Lifting Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Sinüs lifting tedavisinin süresi, seçilen tekniğe (kapalı/açık), aynı seansta implant yerleştirilip yerleştirilmeyeceğine, yapılacak implant sayısına ve hastanın anatomik koşullarına göre değişir.

Bu nedenle süre, muayene ve CBCT değerlendirmesi sonrası kişiye özel planlanır. Burada “süre”yi iki şekilde düşünmek gerekir: işlem süresi (cerrahi randevunun ne kadar sürdüğü) ve toplam tedavi süresi (greftin olgunlaşması ve implant/protez aşamalarının tamamlanması).

Kapalı sinüs lifting genellikle daha sınırlı bir müdahale olduğu için cerrahi randevu süresi daha kısa olabilir ve çoğu vakada aynı seansta implant yerleştirme planı daha sık gündeme gelir. Açık sinüs lifting ise daha geniş bir alanı kapsayabildiğinden cerrahi süresi artabilir ve bazı vakalarda greftin olgunlaşması için bekleme planı yapılabilir.

Greftin biyolojik olarak kemikleşmesi zaman alır; bu süre kişisel faktörlerden etkilenir (kemik metabolizması, sigara, sistemik sağlık, sinüs anatomisi vb.). Bu nedenle “kaç ayda biter?” gibi bir sorunun tek cevabı yoktur; sizin ölçümlerinize göre takvim oluşturulur.

Toplam süreçte, sinüs lifting sonrası kontroller ve doku iyileşmesi takip edilir. Eğer aynı seansta implant yerleştirildiyse, implantların osseointegrasyon süreci ayrıca değerlendirilir.

Eğer implantlar daha sonra yerleştirilecekse, greft olgunlaşması sonrası implant cerrahisi yapılır ve ardından implantların iyileşme süreci takip edilir.

En sonunda protetik aşama (ölçü, prova, teslim) gelir. Bu aşama genellikle birkaç randevu gerektirir; çünkü kapanış ayarı, estetik ve fonetik kontroller yapılır.

Süreyi etkileyen pratik unsurlar arasında hastanın randevu uyumu, bakım talimatlarına uyum (özellikle burun basıncını artırmamak), sigara kullanımı ve ağız hijyeni yer alır.

Bu nedenle en sağlıklı yaklaşım, muayene sonrası sizin için net bir zaman çizelgesi çıkarılmasıdır. Böylece hem cerrahi hem protetik basamakların toplam süresi öngörülebilir hale gelir.

Sinüs Lifting Tedavisi Fiyatları

Sinüs lifting tedavisi fiyatları; uygulanacak tekniğe (kapalı/açık sinüs lifting), işlem yapılacak bölge sayısına (tek taraf/çift taraf), kullanılacak greft materyaline, görüntüleme gereksinimine (çoğu vakada CBCT), aynı seansta implant yerleştirilip yerleştirilmeyeceğine ve varsa ek işlemlere (çekim, yumuşak doku düzenlemeleri gibi) bağlı olarak değişir.

Bu nedenle muayene ve radyolojik değerlendirme olmadan net bir fiyat söylemek doğru olmaz; aynı “sinüs lifting” başlığı bile farklı hastalarda tamamen farklı kapsamlar anlamına gelebilir.

Özellikle açık sinüs lifting ile kapalı sinüs lifting arasında cerrahi kapsam farkı olabileceği için maliyet kalemleri de değişebilir. Ayrıca birden fazla implant planlanıyorsa, toplam tedavi planı (implant + protez) ile birlikte değerlendirmek gerekir.

Bazı hastalarda sinüs anatomisi daha kompleks olabilir (septa varlığı gibi) ve bu da planlamayı etkileyebilir. Bu yüzden fiyatlandırma, yalnızca işlem adıyla değil, kişiye özel planın detaylarıyla netleşir.

Sinüs lifting tedavisi fiyatları hakkında güncel ve size özel bilgi almak için bizimle iletişime geçmelisiniz. Muayene ve gerekli görüntüleme sonrası hangi tekniğin uygun olduğunu, kaç bölgeye işlem gerektiğini ve buna bağlı maliyetin nasıl oluştuğunu şeffaf şekilde paylaşırız.

Prof. Dr. Nejat Bora Sayan
Ağız, Çene ve Yüz cerrahisi

Profesör Nejat Bora Sayan, 40 yılı aşkın deneyime sahip, dünyaca ünlü bir diş cerrahıdır. Ankara’daki özel kliniğinde çene ve yüz bölgesinde en gelişmiş tedavi yöntemlerini sunmaktadır.

Hemen Randevu Alın!
Dİğer Tedavilerimiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yardıma mı ihtiyacınız var?

Bugün ilk danışmanlığınızı planlayın ve ağrısız, daha sağlıklı bir gülümsemeye doğru yolculuğunuza başlayın. Hemen bizimle iletişime geçin!

Hemen Arayın +90 531 432 62 54
Whatsapp +90 531 432 62 54